Kur’an’da da meleklerin müminler için dua ettikleri, zalimler için lanet okudukları bilgisi vardır.

Melekler masum oldukları için, dua veya beddualarının kabul edilme şansı oldukça fazladır.

Dolayısıyla, meleklerin bir kimseye lanet okuması, onun dünya ve ahiret mutluluğunu yok etmeye vesile olabilen bir bedduadır. “Lanet olsun” demek, “Allah’ın rahmetinden uzak olsun” demektir.

Onun için Kur’an ve hadislerde, meleklerin "lanet" ettiği şahısların yaptıkları yanlış işlere dikkat çekilmektedir. Kişilerden ziyade yapılan söz konusu işlerin çirkinliğine ve onların insanı rahmetten nasıl uzaklaştıracağına işaret edilmektedir.

Ayrıca “lanet” Allah tarafından olursa doğrudan cezalandırmak, Melekler ve insanlar tarafından olursa söz konusu cezaya taraftar olmak manasına gelir.

Aşağıdaki ayetlerde “lanet”in bütün bu çeşitlerini görmekteyiz.
“İnkâr edenler ve inkârcı olarak da ölenler var ya, işte Allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların lâneti hep onların üstünedir. Onlar bu lânet içinde ebedî olarak kalırlar. Onların azapları hafifletilmeyeceği gibi, kendilerine yeni bir mühlet de verilmez.”
(Bakara, 2/161-162)

“Kendilerine kesin ve açık deliller gelmiş ve Resulün hak peygamber olduğuna şehadet etmiş iken, imanlarından sonra küfre sapan bir topluluğu hiç Allah hidâyete erdirir mi? Yok, yok! Allah, zalimler güruhunu cennete giden yola koymaz, emellerine kavuşturmaz. Öylelerinin cezası, Allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların lânetine uğramaktır.” (Ali İmran, 3/86-87)