1-
Allahü latifün bi ibadetihi yerzukü men yeşâü ve hüve kaviyyün aziz.


2-
Allahümme'r-zuknâ rizkan halâlen tayyiben bilâ keddi ve's-tecib duâ'enâ bilâ radd. Ve neûzu bike ani'lfadîhateyni el-fakru ve'd-dîn, sübhâne'l-müferrici an külli mahzûnin ve mağmümin, sübhâne men ce-âle hazâinehû bi-küdretihi beyne'l-kâfi ve'n-nûn: İn-nemâ emruhû izâ erâde şey'en en-yekûle lehü kun feyekûn. Fesübhânellezî biyedihî melekûtü külli şey'in ve ileyhi turce'ûn. Hüve'l-Evvelu mine'l-Evveli ve'l-Ahiru ba'de'lâhiri ve'z-Zâhiru ve'l-Bâtinu ve hüve bikülli şey'in Alîm. Leyse kemislihî şey'ün fi'l-ardi velâ fissemâ'i ve hüve's-Semîu'l-Alîm. Lâtudrikuhu'l-ebsâru ve hüve yüdrikü'l-ebsâre ve hüve'l-Lâtîfu'l-Habîr. Ve'l-hamdü lillâhi Rabbi'l-Alemîn."

Manası:
"Ey Allah'ım! Bize zahmetsiz kazanılan iyi helâl rızık ver, duamızı reddetme, kabul buyur. Şu iki kötü şeyden Sana sığınırız:
Fakirlikten, borçtan... Her üzüntülüden ve tasalıdan sıkıntıları gideren Allah'ı tesbîh ederim. Kudretiyle hazinelerini "Kef" ile "Nün" (Kün-OI emri kastediliyor) arasına koyan Allah'ı teşbih ederim.
O ki: "Bir şeye 'Ol' demek isteyince o iş derhal oluverir. O Zât'ı teşbih ederim ki, her şeyin hükümranlığı O'nun elindedir ve O'na döndürüleceksiniz. O, her şeyden öncedir, her sondan sonradır. Görünendir, gizliliklerin içindedir. O, her şeyi bilir. Ne yerde, ne de gökte O'nun gibi hiçbir şey yoktur. O, işitici ve bilicidir. Gözler O'nu görmez. O gözleri görür, O, Lâtif ve her şeyden haberdardır.
Hamd, Alemlerin Rabbine mahsustur."